Jump to content Türkiye - Türkçe
HP.com giriş sayfası ürünler ve hizmetler destek ve sürücüler çözümler nasıl alabilirsiniz
» Bize Ulaşın
HP.com giriş sayfası


Makalelerimiz

 
 
» 

HP İnsan Kaynakları

» İK Değerlerimiz
» İK Uygulamalarımız  

»

HP'de İş Olanakları
  » HP Türkiye'de İş Olanakları
  » HP'de Yeni Mezunlar ve Öğrenciler
  » HP Türkiye'de Yeni Mezun Başvuruları
  » HP Türkiye'de Staj Olanakları
     
» Kariyer Günleri Sunumu
» Makalelerimiz
Content starts here

Hızlı Erişim

» HP'de İş Olanakları

»

HP Türkiye'de İş Olanakları
   
» HP Türkiye'de Staj Olanakları

 İnsan Kaynakları Yönetimi

Yeni ekonominin getirdiği en önemli yenilik, firmaların ürüne değil müşteri coşkusuna odaklanmaları oldu. Firmaların amacı; bir ürünle müşteri elde etmek, daha sonra da müşteri sadakatı sağlayarak, onlara ilk aldıkları ürünler ile ilgili veya ilgisiz başka ürünler satabilmek. Bu yeni yaklaşımın gerçekleştirilmesinin en zor yanı, müşterinin sadakatini sağlamak.

“Müşteriye sunulan değer” kavramı eski ekonominin olduğu kadar yeni ekonominin de mihenk taşı. Tasarruf, ilişki kalitesi, verimlilik, kolaylık, basitlik, imaj, eğlence, güvenlik ve çevre kalitesi başlıkları altında toplanan bu olgu, firmaları birbirinden ayıran ve müşterileri de firmalara çeken en önemli unsur. Eski ekonomi şirketlerinde müşteriye sunulan değerlerin neler olacağına yöneticiler karar veriyorlardı.Yeni ekonomide ise kazandıkları yeni güç sayesinde müşteriler.Öyle ki, müşteriler tüm stratejik kararların tam ortasında karar verici durumdalar.Dolayısıyla, yöneticiler ciddi güç kaybına uğruyorlar.

Müşterilere değer sunma işi firmanın çalışanlarına düşüyor. Firma içi kalite, elemanın çalıştığı firmaya olan memnuniyetine ve sadakatine yol açıyor. Firmaya olan sadakat ise çalışan elemanın verimliliğini arttırıyor. Sadık ve dolayısıyla tecrübeli eleman, firmanın müşteriye dolaylı olarak veya doğrudan söz verdiği değerleri sunmasında en büyük etken.Bu döngüdeki başlangıç noktası olan firma içi kaliteye ulaşmak için finansman ve iyi insan yönetimi gerekli.

Yeni ekonomide müşterinin güven duyduğu ve sadık olduğu iki tip insan var. Bunlar;

• İlişki içinde olduğu firma elemanları.
• Kendine yakın hissettiği, ortak değerleri paylaştığı diğer müşteriler.

Yöneticilerin stratejik kararları artık müşterilere bırakmasını da göz önüne alırsanız, firma içindeki güç dengesinin, müşteriyi memnun eden eleman lehine değiştiği apaçık ortaya çıkıyor.

Yeni ekonomi firmalarında başarılı eleman profili, müşterilerle sürekli iletişim halinde olan, onlara cansiperane hizmet götüren, firma-müşteri ilişkilerinde her iki tarafın da kazanması peşinde olan, her müşterinin farklı olduğu bilincinde, onlara kişiselleştirilmiş hizmetler sunacak kadar yaratıcı, benzer müşterileri birbirleriyle iletişime sokarak sanal topluluklar kuran bir profil. Müşterilerle ilişkileri de sadece e-posta, telefonla kurmayıp, onlarla birebir yüzyüze gelen bir eleman.

Yöneticiler için böyle profile sahip elemanlar bulmak kolay değil. Böyle elemanlar sosyal, kendine güvenen, kendisi için yüksek performans standartları koyan, başarısız olduğunda kendini acımasızca eleştiren, en azından bir konuda mükemmel olan, problemlerle karşılaştığında çözüm üretebilen, yenilikleri seven, yaptığı işlere kendi orjinal damgasını vurabilen, diğer çalişma arkadaşlarının ve hatta yöneticilerinin açıklarını kapatan, çevresinde olup bitene meraklı ve insiyatif sahibi kişilerdir.

Heyecan verici işlerde çalışmak, çok para kazanmak, yetki sahibi olmak, müdürlerinden ve çalışma arkadaşlarından sürekli birşeyler öğrenmek isterler. Yaptıkları işe sürekli müdahale eden veya sürekli sırtında taşımak zorunda oldukları tip yönetici kesinlikle istemezler.

Böyle elemanlara yöneticilik yapmak da bambaşka yetenekler gerektiriyor. Onları bürokrasiden korumak, yaratıcı işler yapmaları için önlerini açmak, yaptıkları hataları cezalandırmak yerine onlardan ders almalarını sağlamak, bildiklerini öğretmek, yeniliklere açık olmak gerekli. Yönetici, bu tip elemanlarını rekabetten korumak için heyecan verici bir çalışma ortamı da yaratmalı.

İmparator Hirohito’nun İkinci Dünya savaşındaki Japon Yenilgisinden sonra tanrı statüsünden çıkarıldığını öğrendiğinde “Oh, dünya varmış. Tanrı olmak çok zor bir işti.” dediği söylenir. Yeni ekonomide de her şeyi bilen, her şeye karışan ve kontrol eden tanrı tipli yöneticiye yer yok.
 

S.Şahin Tulga
 
 
Gizlilik Bildirgesi Bu siteyi kullanmanız, onun sartlarını kabul ettiğiniz anlamına gelir Web sitesi yöneticisine yorum
© 2006 Hewlett-Packard Development Company, L.P.